Google+ Badge

Mittwoch, 11. Mai 2016

KÖSEM SULTAN'IN VAHŞİYANE ÖLÜMÜ

Kösem Sultan sadece Osmanlı'nın en uzun Naibe-i Saltanat süren Padişah annesi olarak tarihe geçmedi, bilakis vahşiyane ölümü de onun unutulmamasına sebep oldu. Çünki bütün Osmanlı Tarihi boyunca idam edilen ilk ve tek Valide Sultandı. Ayrıca öldürülme usulüne bakalırsa, bir düşmana dahi reva görülmeyecek şekilde olmasından, unutulmasıda imkansızdır.
Ama neden öldürüldü ve niçin bu kadar vahşiyane bir şekilde idam edildi? Bu soruların cevabını bulmak için pek çok Tarih Kitabı okumak şart! Yanlız internetten ve Vikipediden edilen bilgilere dayanarak bu soruların cevabı bulunamaz! Gerçekten merak edenler için bir kitap tavsiyesinde bulunacağım:
  • Ahmet Refik Altınay: Kösem Sultan
Kösem Sultan'ın öldürülmesinin başlıca sebebi: özbeöz torunu IV.Mehmet'i katlettirme planındandır. Bu plan'ın kurulmasına'da IV.Mehmet'in annesi Turhan Sultan sebep olmuştur, çünki yeni Valide Sultan olan Turhan kayınvalidesi Kösem ile acımasız bir rekabet savaşına girmişti. Kösem Sultan zamanla gücünü kaybedeceğini ve Devlet yönetiminin düzgünce yürümediğini anlayınca tek çareyi torunu'nun öldürülmesinde buldu.
Kösem Sultan'ın kararını anlamak için Venedik Elçisi Giovanni Cappelo'nun 1652 yılına ait raporlarını okumak lazım:
(...) O ki devletin en kudretli ve haşmetli kadını iken yeni Hükümdar annesi'nin başına buyruk halleri karşısında baygın vaziyette seyirci kalmıştı. Saray büyük hükümdar kadın Kösem ve o Rus kadın olan Sultan annesi karşı karşıya rekabet ediyorlardı. Birbirlerini çekemedikleri herkesce biliniyordu. Şöyleki Deli Sultan ölür ölmez Rus kadın derhal kocasının diğer kadınlarını saray'dan attırıp Kösem'i de diğer bir Saraya göndermek istemişti. Kimsenin gözünün yaşına bakmadı ve halen ölü Sultan'ın cansız bedeninin üzerinde ağlayıp feryad figan eden Prens Süleyman'ın annesi Hırvat kadın, Prens Ahmet'in annesi Gürcü kadın ve Prens Selim'in annesi Çerkes kadın'ı saray muhafızlarına emir vererek kollarından tutup dışarı attırmıştı. Kösem'i de önce dairesine kapattırmak istemiş ama Yeniçerilerin ona biat etmesinden dolayı kararını geri çekmişti (...)
 
Turhan Sultan'ın soğuk kanlı olduğu biliniyor, ama kayınvalidesine reva gördüğü barbarca idamı anlamak çok zor. Halbuki başka bir yöntem ile Kösem Sultan'ın Saray'dan çıkartılması mümkün olabilirdi. 
Şimdi gelelim o vahşiyane ölüm gecesine. Takvimler 2 Eylül 1651 tarihini gösteriyordu, Ramazan ayı olduğundan herkes iftar vaktini bekliyordu. Aslında o gün için IV.Mehmet'in katledilmesi planlanmıştı. Kösem Sultan'ın en sadık sırdaşı olduğu zannedilen Meleki Hatun bu ölüm planından haber alınca hemen Turhan Sultan'a ifşa etmişti. Turhan Sultan'da Uzun Süleyman Ağa vasıtasıyla kendi askerlerini toplayıp Kösem'i öldürme kararını almıştı. 
IV.Mehmet'in öldürülmesi için Saray kapısı açık bırakılacak ve isyancı Yeniçeriler içeri girip çocuk padişah ve annesini öldüreceklerdi. Fakat Kösem Sultan yandaşları olan Yeniçeriler Saraya varmadan Uzun Süleyman Ağa ve muhafızları Kösem Sultan'ın dairesini basmışlardı. Bundan sonrasını Venedik Elçisi Giovanni Cappelo'nun raporlarından okuyalım:
(...) Süleyman Ağa ve yanındaki Barbarlar Kösem'in dairesine girdiklerinde orada korkmuş vaziyette çığlık atan nedimelerle karşılaşmışlar. Aralarından biri kendini öne atarak benim Kösem Sultan demiş, ama Süleyman Ağa bu kadını tanımış ve Kösem'in baş hizmetlisi Peymane olduğunu anlamış ve onu bir kenara iterek doğrudan diğer daireye geçmişler. Kadınların feryadları arasında o dairede bir Dolaba saklanmış Kösem'i bulmuşlar. Süleyman Ağa zavallı kadın'ın uzun saçından tutup yerlerde sürüklemiş. Diğer kadınlar Süleyman Ağa'nın ayaklarına kapanarak yalvarmışlar ama nafile. Tekme tokat koca Sultan kadını avluya sürüklemişer orada zorla kulaklarından küpelerini sökmüşler ve boynundaki kolyelerini çekip almışlar. Buda yetmemiş gibi biçare kadına hakaret dahi etmişler, o zalimlerden biri olan Kasım Ağa >Demek sen padişah öldürmek istersin, şimdi kendi kanında can ver< diye Sultan kadını tokatlamış. Hatta Kösem'in sevgili nedimesi Arnavut soylusu ve Muzaki Hüseyin Bey'in kızı Kiyoşdam'i (herhalde Hoşdem demek istemiş) da gözünün önünde dövmüşler. Nihayet Süleyman Ağa kan revan içindeki Kösem'in boynuna ibrişim kemendini dolamış, o sırada Kösem yüksek sesle >Allah, Allah< diye haykırmış. Barbar Süleyman kemendi ile Sultan kadın'ın canını aldıktan sonra cesedi avluda bırakıp muhafızlarıyla çekilmiş. Kösem'in nedimeleri feryad ederek Sultan kadının üzerine kapanmışlar ve beyaz örtüler ile yerlere dökülen kanı silmişler. Kanlı örtüleri bu kadınlar halen sakladıkları ve tanrılarına dua ederken başlarına dokundurarak >Allah o soysuz Mehmet'in canını alsın ve anası olacak Rus'u da helak etsin< diye yalvarırlarmış (...)

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen